Aşk beyni ve bedeni nasıl etkiler

by - Nisan 09, 2020

Kime aşık olunur, aşk aslında nedir? - Türkçe Yayın - Medium

Sevginin birçok çeşidi vardır. Ancak hiçbiri yaşadığımız aşk kadar derin izler taşımaz. Peki hiç “Aşık olduğumuzda beynimize ve bedenimize neler olur” diye merak ettiniz mi?

Aşkın 3 aşaması nedir? 
İnsan davranışları araştırmacısı Helen Fisher’e göre aşkın 3 aşaması var. 

Aşkın şehvet hali:  Potansiyel aşığın cinsel istegi ile ilişkilidir. 

Aşkın cazibe hali: Gerçekten aşka vurulduğunuz andır. Bu aşamada başka bir şey düşünmek zordur. Hatta iştahınızı kaybedebilir, daha az uykuya ihtiyaç duyabilir ve zamanınızın çoğunu yeni aşkınız hakkında hayal kurarak geçirebilirsiniz. 

Aşkın bağlanma hali: Cazibe aşamasından sonraki aşamadır. Bağlanma kalıcılık sözü vermek demektir ve çiflerin aile kurmaları ya da bütunleşmelerini sağlayan, onları bir arada tutan bağdır. 


Aşk beynimize neler yapıyor? Aşık olmanın yarattığı fiziksel reaksiyonlar nelerdir?


 Aşık olduğunuzda hormonlarınız çılgına döner 

Birine cinsel ilgi duyduğunuz zaman testesteron ve östrojen baskın hormanlar olur. Bu duygular derinleştikçe adrenalin seviyeniz aniden yükselir. Bu da yüzünüzün kızarmasına, terlemenize ve kalbiniz hızlı atmasına sebep olur. Ayrıca yakınlaştıkça daha fazla oksitosin hormonu üretilir ki bu orgazm esnasında kadın ve erkeklerin salgıladıkları bir hormondur. Bu hormon seksten sonra çiftlerin bağlanma duygularını derinleştirir ve birbirine daha yakın hissettirir. Bu teoriye göre ne kadar çok seks yaparsanız bağlarınız o kadar güçlenir.


Aşık olduğunuzda beyniniz çılgına döner

Beyniniz daha çok dopamin salgılar. Bu mesajlaşma, konuşma ve sevdiğini öpme gibi aktiviteler esnasında salgılanan, iyi hissettiren bir kimyasaldır. Dopamin bağımlılıktan muzdarip kişilerde çok aktif olan ödüllendirici bir kimyasaldır. Kumar, uyuşturucu, yemek ya da herhangi bir şeye bağımlılığı olan birisi aslında dopamin salınımına bağımlıdır. Bu da aşık olduğunuzda aslında arzuladığınız kişiye bağımlısınızdır anlamına gelir. Romantik bir aşk ile beynin hangi bölgelerinin aktifleştiği hangi bölgelerinin devre dışı bırakıldığını inceleyen araştırmaya göre çok aşık olanların beyinlerinin dopamin ödül sistemine dahil birçok bölümünde daha fazla aktivite gosterdiği bulunmuş. Ebeveynlere duyulan sevgi Hipotalamus dışında neredeyse aynı bölgeleri harakete geçirir. Bu da Hipolatamusun romantizmin cinsel bileşeninden sorumlu olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca bu araştırma amigdala, frontal ve prefrontal kortekslerinde aktivetenin azaldığını göstermiştir. Amiglada korku ve hatalardan öğrenmeyle bağlantılıdır. Frontal ve prefrontal korkteksler analiz, muhakeme, geciktirilmiş ödüllendirme ve olayların sonucunu tahmin etmeyle bağlantılıdır. Bu da neden aşık olanların bu konularda kontrollerini kaybettiklerini gayet iyi açıklıyor.

Aşık olduğunuzda beyniniz çılgına döner

Pisa Üniversitesi Psikifarmakolji Laboratuvar Direktörü Psikiyatri Profesörü Donatella Marazziti’nin yaptığı bir araştırmaya göre romantizmin ilk evrelerinde serotonin miktarı düşüktür. Bu durum istenmeyen, rahatsız edici düşünmeye ve kaygı duygularına sebep olur. Bu yüzden romantizmin ilk evrelerinde kocaman bir belirsizlik ve kaygı yumağı halindeyken arzuladığınız kişiye takıntılı olduğunuzu söylemek adil olur.

Aşık olduğunuzda karşı tarafı mükemmel diye düşünürsünüz 

Romantik ilişki yaşayacağınız biriyle ilk tanıştığınızda o kişinin pozitif yönlerine ve ortak noktalarınıza bakmaya meyillisinizdir. Bu aslında kötü bir şey olmayabilir. Bir araştırmaya göre hayatındaki insanları idealleştiren kişiler ilişkilerinden daha memnunlar. 

12 ile 18 ay arasında aşk ilişkiniz normale döner

 Bu karşı tarafı mükkemmel görme, hormonların coşması ve beynininizin kimyasal kaotik bir durum yaratması süreci ilişkinizde yaklaşık 12 ile 18 ay arasında son bulur ki bu gerçek ilişki testinin başladığı yerdir ve çoğu kişi bunu balayı döneminin bitmesi diye adlandırır. 

Nasıl aşık olunur? 

Peki nasıl aşık oluruz? Bu tabii ki herkes için çalışan basit bir formül değil. Ancak York Psikoloğu Profesör Arthur Arun’un insanların neden aşık oldukları konusunda yaptığı çalışmalarda kendilerine 3 basamaklı işlemi takip etmesi söylenen çiftlerin 34 dakikalık kısa bir deneyden sonra birbirlerinden derinden etkilendikleri gözlemlenmiş. Deneklerden iki tanesi daha sonra evlenmişler. Tamamen yabancı birini bulun.Yarım saat içinde birbirinize hayatlarınızın samimi detaylarını ifşa edin Sonra 4 dakika hiç konuşmadan birbirinizin gözlerinin içine derin derin bakın. Hepsi bu kadar. Kontrolün sizde olduğunu düşünebilirsiniz ancak hormonlar faaliyete geçtigi anda yapabileceğiniz pek bir şey kalmaz.

Aşkta duygusal anlamda eşitlik var mıdır?


Aşkta kadının duyguları mı yoğundur, yoksa erkeğin mi sorusunun cevabı çok değişkendir. Toplumumuzda kadınlar her zaman duygularının daha farkında ve onları göstermede daha rahat olduklarından daha çok seviyor gibi görünebilir ama gerçek durum böyle olmak zorunda değil. “Erkek dediğin ağlamaz” lafı, toplumumuzda erkeklerin duygularını bastırması yönünde ne kadar baskı altında olduğunun en iyi örneklerinden birisi. Çocukluğundan beri kalbini, duygusunu dinlemeyip onların sesini duymamak için kendine başka meşgaleler bulan erkeğin, evlendiğinde ya da bir ilişkideyken karşısındaki kadının tartışma esnasında neden ağlıyor olduğunu anlamıyor olması da gayet anlaşılabilir. Kadın ve erkeğin sevgisi eşit olsa da bunları kendi içlerinde yaşama şekillerinin farklı olduğu kesindir.

You May Also Like

2 yorum

  1. Aşkın 3 hâlinde 3. evreye çıkabilen çok kimse yoktur herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıksa bile çok yaşayabileceğini zannetmiyorum aabi :)

      Sil